Tekne Elektrik Sistemi: Akü, Şarj ve İnvertör Temelleri
1 Eylül 2026 5 dakika okumaNaviva

Demirde buzdolabı neden sabaha kadar dayanmıyor? Marş ve servis aküsü ayrımı, akü tipleri arasındaki gerçek fark, şarj kaynakları ve invertör hesabı.
Teknede yaşanan arızaların önemli bir kısmı motor ya da gövdeyle değil, elektrikle ilgilidir ve bunların büyük bölümü aslında bir tasarım sorunudur: sistem, teknenin gerçek kullanımına göre kurulmamıştır. Demirde bir gece geçiren teknenin sabaha karşı marş basmaması, buzdolabının gece yarısı durması ya da telsizin zayıf çekmesi genellikle arızalı bir parçadan değil, yanlış kurulmuş bir akü ve şarj düzeninden kaynaklanır. Bu yazıda teknede elektrik sisteminin mantığını, akü tiplerinin gerçek farklarını ve invertör hesabını anlatıyoruz.
Marş aküsü ve servis aküsü neden ayrı olmalı
Teknede iki farklı elektrik ihtiyacı vardır ve bunların karakteri birbirinin tam zıttıdır. Motoru çalıştırmak, çok kısa sürede çok yüksek akım çekmek demektir; buna karşılık buzdolabı, aydınlatma ve elektronik, uzun süre boyunca düşük akım çeker. Bu iki iş tek bir aküye yüklendiğinde iki sorun birden doğar: akü, uzun süreli boşalmaya uygun olmadığı için hızla yorulur ve bir gece sonra marş basacak enerjisi kalmaz.
Doğru kurulum, marş aküsü ile servis aküsünü ayırmaktır. Marş aküsü yalnız motoru çalıştırır ve neredeyse her zaman doludur. Servis aküsü ise teknedeki tüketicileri besler ve derin deşarja uygun bir tiptir. İki grup, bir ayırıcı diyot ya da akıllı şarj ayırıcısıyla aynı şarj kaynağından beslenir ama birbirinden bağımsız kalır. Bu ayrımı yapan bir teknede, servis aküsü tükendiğinde bile motor çalışır; yapmayan bir teknede ise sabaha karşı hiçbir şey çalışmaz.
Akü tipleri arasındaki gerçek fark
Kurşun asit (sulu) aküler en ucuz seçenektir ve bakım ister: su seviyesi düzenli kontrol edilmeli, akü havalandırılan bir yerde durmalıdır. Derin deşarja toleransı düşüktür; birkaç kez tamamen boşaltıldığında kapasitesi kalıcı olarak düşer.
Jel ve AGM aküler bakım gerektirmez, yatık konumda çalışabilir ve derin deşarja daha dayanıklıdır. Teknede en yaygın tercih AGM'dir, çünkü fiyat ve dayanıklılık dengesi makuldür. Şarj gerilimleri sulu aküden farklıdır; şarj cihazının bu tipe uygun ayarlanması gerekir, aksi halde akü zamanından önce ölür.
Lityum (LiFePO4) aküler aynı ağırlıkta çok daha fazla kullanılabilir enerji sunar, hızlı şarj olur ve kapasitesinin neredeyse tamamı kullanılabilir. Buna karşılık ilk yatırım maliyeti yüksektir ve sistemin tamamının (şarj cihazı, alternatör regülasyonu, akü yönetim sistemi) bu tipe uygun olması gerekir. Mevcut bir tekneye yalnız aküyü değiştirerek lityuma geçmek, çoğu zaman yanlış bir yatırımdır.
Kapasite hesabında yapılan en yaygın hata, etiketteki amper saat değerinin tamamının kullanılabilir sanılmasıdır. Kurşun esaslı akülerde kapasitenin yarısından fazlasını düzenli olarak kullanmak, akünün ömrünü belirgin biçimde kısaltır; yani 200 Ah'lik bir servis grubu pratikte 80 ila 100 Ah'lik bir bütçe demektir.
Şarj kaynakları
Teknede dört şarj kaynağı vardır ve iyi kurulmuş bir sistemde bunlar birbirini tamamlar. Alternatör, motor çalışırken şarj eder; en hızlı kaynaktır ama yalnız motor çalıştığı sürece iş görür. Demirde yalnız şarj için motor çalıştırmak, yakıt harcamanın yanında motor saatini de hızla artırır. Bu saatlerin kaydı, bakım planı için önemlidir ve GPS ile ölçülemez; ayrıntı için motor saati takibi yazımıza bakın.
Şarj cihazı (şarj redresörü), marinada elektriğe bağlıyken akü grubunu doldurur. Akü tipine uygun bir profil seçilmesi şarttır. Güneş paneli, demirde geçirilen günlerin en verimli çözümüdür; yazın birkaç yüz watt'lık bir panel, buzdolabı ve aydınlatma yükünü büyük ölçüde karşılayabilir. Rüzgar türbini ve şaft jeneratörü ise daha çok uzun seyir yapan yelkenlilerde anlamlıdır.
İnvertör: ne kadar yeter
İnvertör, akünün 12 ya da 24 voltunu 220 volta çevirir ve teknede ev tipi cihaz kullanmanızı sağlar. Seçim yaparken iki rakam önemlidir: sürekli güç ve ani (tepe) güç. Motorlu cihazlar çalışma anında sürekli güçlerinin birkaç katı akım çeker; bu yüzden 1.000 watt'lık bir cihaz için 1.000 watt'lık invertör yetmez.
Daha kritik olan nokta, invertörün akü grubunu ne kadar hızlı tükettiğidir. 12 voltluk bir sistemde 1.000 watt çeken bir cihaz, akü tarafında yaklaşık 90 amper demektir; yukarıdaki örnekteki 100 amper saatlik kullanılabilir bütçe, böyle bir yükte bir saatten kısa sürede biter. Bu yüzden teknede su ısıtıcısı, klima ya da elektrikli ocak gibi yüksek güçlü cihazları invertörle kullanmak, çoğu kurulumda gerçekçi değildir; bu cihazlar ya şebeke elektriği ya da jeneratör ister.
En sık görülen arızalar
Elektrik arızalarının büyük kısmı parçanın kendisinden değil, bağlantıdan kaynaklanır. Akü kutup başlarındaki tuzlanma, gevşek klemens, korozyona uğramış toprak bağlantısı ve yetersiz kesitteki kablo, en sık karşılaşılan sorunlardır. Bir cihaz "bazen çalışıyor bazen çalışmıyor" diye tarif ediliyorsa, önce bağlantılara bakılmalıdır. Sintine pompasının otomatik şalteri, yıllık kontrol listesinde mutlaka elle test edilmelidir; çalışmadığı en kötü anda anlaşılan bir parçadır.
Sistemde değişiklik yapacaksanız, özellikle akü grubunu büyütecek ya da lityuma geçecekseniz, işi bu alanda çalışan bir ustayla planlamak gerekir. Yanlış kesit kablo ve yanlış sigorta seçimi, teknedeki yangın riskinin bir numaralı sebebidir. Bölgenizdeki tekne elektrik ve elektronik ustalarını usta rehberinden bulabilirsiniz.
- tekne elektrik
- akü
- şarj sistemi
- invertör
- servis aküsü

